Darwinistler, vücut sıcaklığı 40oC olan penguenlerin, dışarıdaki -40oC'lik sıcaklığa uyum sağlayabilmeleri için derilerinin altında bulunan yağ tabakasından yararlandıklarını ve tesadüflerle asla oluşamayacak bu özel donanım sayesinde 80oC'lik sıcaklık farkından olumsuz etkilenmediklerini düşünmezler.

Darwinistler Kambriyen devrinin, evrim teorisinin temel iddiası olan "uzun zaman içinde tesadüfler yoluyla kademe kademe gelişim" kavramını kesin olarak yıkmış olduğunu düşünmezler.

Darwinistler, Allah'ın varlığını ve yaratışını inkar ettikleri için yeryüzünün bir anda, son derece farklı vücut yapılarına ve karmaşık organlara sahip birçok canlı ile dolmasının elbetteki bu canlıların yaratılmış olduklarının delili olduğunu düşünmezler.

Darwinistler kanatların kusursuz yapısının nasıl olup da birbirini izleyen tesadüfi mutasyonlar sonucunda meydana geldiği sorusunu hiçbir zaman cevaplayamadıklarını, kısacası bir sürüngenin ön ayaklarının, genlerinde meydana gelen bir bozulma (mutasyon) sonucunda asla kusursuz bir kanada dönüşemeyeceğini düşünmezler.

Darwinistler 360 milyon yıl öncesinin Karbonifer döneminin fosil kayıtlarında aniden beliren, her biri çok mükemmel sistemlere sahip bitki türleri çeşitliliğinin evrimcileri tekrar nasıl bir çıkmaza soktuğunu, bu döneme ait bulunan çok fazla çeşitte bitki fosilinin bugün yaşayan bitki türlerinden hiçbir farkı olmadığını düşünmezler.

Darwinistler tarafından "körelmiş organ" olduğu söylenen bazı organların, örneğin appendiksin, insanın atası olduğu iddia edilen canlılarda bulunmamasının çok önemli bir mantık hatası içerdiğini, bunun bilimsel olarak da yanlış olduğunu düşünmezler.

Darwinistler, göze renk veren melaninin, ayrıca retinanın dokusuna uygun olmayan, ona zarar verecek farklı renkleri de filtre ederek ekstra bir koruma sağladığını, melaninin bunu nasıl yapmaya karar verdiğini düşünmezler.

Darwinistler, hücrelerin, göz, saç, kemik, deri, mide veya başka bir alanda özelleşmelerini DNA’yı oluşturan şuursuz atomların nasıl belirlediğini düşünmezler.

Darwinistler suyun şu andaki fiziksel ve kimyasal özellikleri veya Dünya'nın atmosfer yapısı veya ısısının çok az daha farklı olması durumunda "bulut" diye bir şey olamayacağını ve bulut olmadığı durumda da yeryüzünde tatlı su kaynaklarının olamayacağını düşünmezler.

Darwinistler, ne kadar renkli bir dünyada yaşadıklarını, nasıl çevrelerinde böyle bir renk çeşitliliğinin olduğunu, renklerin olmadığı bir dünyanın nasıl olabileceği hiç düşünmezler.

Darwinistler, kuşların daha az enerji harcamak için "V" şeklinde uçmalarının, kör tesadüflerle açıklanamayacağını düşünmezler

Darwinistler, gün boyunca saniyede 500 ile 1.200 kez kalbi çarpan sinek kuşunun meydana gelmesi gereken ısıdan dolayı nasıl yanıp kül olmadığını, gece ise aynı kuşun nasıl kış uykusuna yatmış gibi, nabzı durmuş ve hatta hiç nefes almıyormuş gibi olmasını açıklayamazlar. Darwinistler, bu şekilde kuşun, her yıl 365 kez adeta kış uykusuna yatmasındaki mucizeyi düşünmezler.

Darwinistler, Kutuplar’daki buzlu sularda yaşayan balıkların, derilerindeki buz kristallerinin sıcaklığını -20oC'ye düşüren bir proteini üreten gene sahip olduklarını ve bu protein sayesinde buz kristallerindeki oksijen moleküllerini kullanabildiğini ve donmaktan kurtulduğunu düşünmezler.

Darwinistler, suda yüzen kuşların tüylerinin su geçirmezliğini sağlamak için, kuyruğun bedene bağlandığı yerde gagalarıyla kolaylıkla tüm tüylerine sürebilecekleri bir yağ bezi bulunduğunu düşünmezler.

Darwinistler bitkisel maddelerle beslenen hayvanların midelerinde sindirim özsularının varlığının bu besinleri sindirebilmek için yeterli olmadığını ve bu nedenle bitki ile beslenen hayvanların midelerinde besinleri parçalayacak özel bakteriler bulunduğunu düşünmezler.

Darwinistler, bir bukalemunun bulunduğu ortama göre rengini nasıl değiştirdiğini, dıştan kendisini göremeyen bir bukalemunun ortamla aynı rengi nasıl oluşturabildiğini, tesadüflerin şuursuz bir hayvana, korunma amaçlı renk değiştirme yeteneği veremeyeceğini düşünmezler.

Darwinistler, dünya üzerinde yaşamın oluşumunu sağlayan temel öğelerden biri olan azot döngüsünün ancak mikroskoplarla görebildiğimiz küçücük bakteriler vesilesiyle sağlandığını düşünmezler.

Darwinistler, tek bir bakterinin DNA’sının her biri 100.000 kelimelik 20 romana denk bir bilgi içerdiğini düşünmezler.

Darwinistler, kirpi balığının bağırsaklarında yaşayan bakterilerin ürettiği, balığın kaslarına kadar yayılan zehirin, balığın kendisine nasıl zarar vermediğini, onu sadece düşmanlarından koruduğunu düşünmezler.

Darwinistler, yeryüzünde yeşil bitkilerin dışında fotosentez yapabilen alglerin, %30 oranında karbondioksit gazını içine çekerek, gezegenin %70’lik oksijen ihtiyacını nasıl karşıladığını düşünmezler.

Darwinistler, tesadüfen oluştuklarını iddia ettikleri doğadaki pek çok canlının kendilerini düşmanlarından korumak için nasıl taklit yaptıklarını (kamuflaj) ve Allah’ın onlara verdiği bu özellikleriyle soylarının günümüzde de hala var olduğunu düşünmezler.

Darwinistler, beynin içinin karanlık olmasına rağmen oraya ulaşan elektrik sinyalleri ile oluşan görüntünün renkli olmasındaki mucizenin tesadüfle açıklanamayacağını düşünmezler.

Darwinistler, tüm canlılardaki annelerin yavrularına gösterdikleri şevkat ve koruma gibi özelliklerin Darwinist mantıkla açıklanamayacağını düşünmezler.

Darwinistler, beynin yapısını göz önüne alarak hafıza gibi bir fonksiyonunun nasıl ve nerede bulunduğunu ve gerektiğinde nasıl devreye girdiğini düşünmezler.

Darwinistler, insanın gelişiminin bir ölçü ile olmasını, boyun uzaması el ve ayakların belli oranda büyümesi ve gerekli ölçüye ulaştığında ise nasıl durmaya karar verdiklerini düşünmezler.

Darwinistler aynı özelliğe sahip toprağa ekilmiş ve aynı güneşten ışık alan, aynı su ile sulanan tüm bitkilerin kendi özelliklerine göre renklerinin, kokularının ve şekillerinin farklı olmasının Allah'ın yaratma sanatına bir delil olduğunu düşünmezler.

Darwinistler, gözle görülemeyen moleküllerin insanı yaşatmak için durmaksızın çalıştıklarını düşünemezler.

Darwinistler, moleküllerin şuurlu bir varlık gibi kararlar aldıklarını, iş bölümü yaptıklarını, yaptıkları işlerde tasarruflu davrandıklarını düşünemezler.

Darwinistler, canlıların asla tesadüflerle ortaya çıkamayacak kadar kusursuz ve son derece karmaşık bir yapıya sahip olduklarını düşünmezler.

Darwinistler, yusufçuk böceğinin gövdesinin üzerindeki çapraz iki çift kanat sayesinde böcekler için şaşırtıcı sayılabilecek bir hıza, saatte 40 km'ye ulaştığını düşünmezler.